22 Ağustos 2014 Cuma

Kokulu Kitap Ayracı

desenli bant kitap ayracı


Mücadeleci bir günden merhaba diyorum size. Mücadelem kızımla. Bu ufacık haliyle nasıl beceriyor bu kadar direniş göstermeyi. Uykuya direniyor, gözlerden uyku akıyor, esnemekten ağzı yırtılacak ki zaten her esneme sonu ağlıyor :) ama uyumamak için direniyor. Tam uyudu diyorum yatırıyorum yatağına uyanıyor. Ya da hah bu sefer uyanmadı diyorum içeri gidip yerime oturur oturmaz geliyor sesi. Az önce yine defalarca tekrar ettiğimiz yatır-kalk operasyonumuzun nihayetine erdiğini düşünerek fırsat bu fırsat bloğumla ilgileneyim biraz dedim. Fotoğrafları yükleyeli çok oldu da yazısı kaldı. Zaten bir post hazırlamak için günlerimi alıyor. Önce ortaya bir ürün çıkacak, sonra fotoğraf çekilecek, çekildi düzenlenecek, bloğa atılıp yazısı yazılacak derkenbir bakıyorum günler geçmiş. Çok uzattım konuya gelelim :) 




Geçenlerde bir kitap okuyordum. Aslında kitap denmez ansiklopedi desem yeridir, "Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler".  Güzel bir kitap, çoğu yerde aynen böyle ne güzel anlatmış diyorum. Yalnız fazlasıyla kalınca bir kitap, öyle roman okur gibi okumak mümkün değil. Bir orasından bir burasından okurken haliyle kızın ağlamaları ile bölünürken kitabın bir kaç yerinde birden kalıyorum :) Kitap ayraçlarını aramak için yerimden kalktım ama gözüme ilişen desenli bantlar sayesinde işte bu ayraçlara sahibim artık. Yapımı da gayet basit. Önce kartona bant yapıştırmayı düşündüm, sonra ıvır zıvır kutumu karıştırırken atmadığım bir kutu buldum. Üzt kısmı pencere gibi şeffaf plastikten. Bantlarda ince şeffaf gibi olduğundan ben de bu şeffaf plastik üzerine yapıştırdım. Delgeç ile delip, delikten ip geçirdim, işte bu kadar. Ayraçlarım üstelik kokulu da :) Kutu English Home'dan aldığım kokuların kutusuymuş. Çok özellikli bir kitap ayracım oldu böylelikle. Kokusu geçince ipe koku sürülüp kalıcılığı sağlanabilir. 

Bu arada yarın ufak bir yolculuğa çıkıyorum. Memleketim saydığım doğup büyüdüğüm şehre, Kdz. Ereğli'ye gidiyorum. Çok güzel bir şehirdir yolunuz düşerse en azından yakınlarına rotanızı çevirip uğrayıp görün derim. Çınarlatında denizin kokusunu çekip simit çay keyfi yapmak istemez misiniz mesela. Fazla anlatmıyım, bunu da bir sonraki yazıma bırakayım. Umarım güzel fotoğraflar çekme fırsatı bulurum. Şimdilik hoşçakalın. 

Sevgiler ... 


desenli bant ile yapılan çalışmalar



desenli bantlarla kitap ayracı yapımıd


7 Ağustos 2014 Perşembe

Kendi makaranı kendin yap



kağıttan makara yapımı


Herkese günaydın, keyifli günler. Bizim küçük hanımı defalarca uyanıp da pışpışlayarak uyutur uyutmaz geçtim bilgisayar başına. Bir post hazırlamak ne kadar vaktimi alıyor artık anlatamam. Başına oturup bir iki kere de bitirmek mümkün olmuyor. Neyseki bitirdim de sizinle paylaşabiliyorum.

Geçenlerde Turuncu Oda'nın bir yazısında görüp iyi fikirmiş diye düşünmüştüm bu makaraları. Hiç yapma fikri aklımda yoktu ta ki böyle bir şeye ihtiyaç duyana kadar. Tuhafiyeden renk renk kurdeleler aldım. Aslında almışken top olarak alacaktım ama açılmamış top ellerinde olmadığından mecbur metre işi aldım. Boş makarada yokmuş ellerinde. Bir de onlar eve gelene kadar hepsi birbirine girdi mi? Bilirsiniz çok gıcık bir durumdur, nasıl çözücem ben bunları bakışlarına maruz kalmış birbirine girmiş renk karmaşası kurdeleler. Başladım kara kara düşünmeye ne yapsam nasıl çare bulsam diye. İşte o an bir süre önce Turuncu Oda'da gördüğüm o kartondan makaralar gözümün önüne geldi. Benimkiler pek düzgün olmadı, üzerinde daha fazla uğraşıp daha iyi kalıp çıkartılması gerek. Ama işimi gördü mü gördü :)





Ben ayrıca işin biraz daha kolayına kaçıp öyle peçeteydi tutkaldı kurusunda uğraşmak yerine desenli kartonlardan direkt kestim makraları. Hatta fotoğraftada gördüğünüz üzere şekilde de kolaya kaçtım :) Sonuçta açılmasına engel olacak bir arada tutacak herhangi şekilde kesebilirsiniz. İşlevsellik yerini buluyor böylece ama derseniz güzel olsun, gözümü gönlümü şenlendirsin o zaman biraz uğraşacaksınız :) 

Yapılışını turuncu Oda gayet güzel anlatmış, o kısma girmiyorum hiç. Sizin de varsa böyle bir ihtiyacınız ya da sırf keyfinize evinizdeki ipleri, kurdeleleri daha şık - sevimli makaralara sarmak isterseniz bir göz atarsınız. 


kartondan makara yapımı



kartondan makara yapımı

Sevgiler 

1 Ağustos 2014 Cuma

Bebek Pikemize Kelebekler Kondu





Nedir, nerden geliyor bu kelebek sevgisi bilmiyorum. Ama son yıllarda pek bir sever oldum. Özellikle Duru'nun hazırlık döneminde bu sevgi kendisini epey gösterdi :) Kapı süsünden, kıyafetlerine, pikesinden, tülüne çoğu yerde görmek mümkün. İşin ilginci ben çocukken kelebekten korkardım. Aslında korktuğum kelebeğin kendisi değildi ama onun odaya girdiğinde lambanın ışıpında kendini duvardan duvara çarpan halleri beni tedirgin ediyordu. Herkes seferber olurdu kelebeği ona zarar vermeden odadan çıkarmak için, malum o kadar hassaslar ki. Bir de kızımın o minnak ayaklarının hastasıyım. En çok sevdiğim şey o minnak ayakların ve ellerin fotoğrafını çekmek :) O kadar ki size yaptığım pikeyi göstericem ya, işte o ayakcıklar olmadan eksik kalırdı yani :)) 




Sevdiğim bir diğer şey de nil yeşili. Pastel tonlarını genel olarak seviyorum ama nil yeşiline ayrı bir bayılıyorum. Eşim ve ben pembe rengini pek sevmeyiz ve bebekleri de tek renk giydirmeyi pek sevimsiz buluyoruz. Bu bebek hazırlık döneminde de pembe rengine iyice gıcık olduk diyebiliriz. Nedendir anlayamadık kız bebek için her şey pembe, erkek bebek için ise mavi. Renkler mi tükendi nedir? Ne oldu sarılara, yeşillere. Bu pike aslında English Home'dan. Mağazaya gittiğimde amacım bebek pikesi almaktı ama bu normal pikeyi görüp de rengine bayılınca neden kızımın pikesini kendim dikmeyeyim dedim. Normal tek kişilik pike alıp istediğim ölçülerde kesip süsledim. Bu pikenin boyutları küçük, bunu bebek arabası için yaptım. Bir de ev için ayrıca yapıcam. Ama henüz onu nasıl süsleyeceğime karar vermedim. Onu da yapınca ilerde paylaşırım. Çok kullanışlı oldu, dışarda çok işimizi görüyor. Havalar o kadar sıcak ki normal penye battaniyeleri bile fazla geliyor. 

Pikenin üzerine olmazsa olmazlarımız kelebeklerimizi kondurdum. Bir de üstüne adını yazdım. Aslında kelebekleri ve harfleri şu yazımdaki (...) hastane kapı süsünden. Onları da bu şekilde değerlendirmiş oldum. Zaten odası için ayrı kapı süsü yapmıştım hatırlarsanız. O da atıl kalınca (Bir süre yatak odamızın kapısını süsledi henüz Duru'nun beşiği yanımızda) ben de bu şekilde değerlendireyim dedim. Çok bir şeyi yok pikenin işte. Dört kenarı ı geçip üstünü keçelerle süsledim okaaaa. Bir de maharetmiş gibi gösteriyorum işte :) 

Sizi fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum. Şimdilik bu kadar. Duru Hanım'dan fırsat buldukça yapmış olduklarımı paylaşıcam ve hatta en önemlisi  yeni şeyler yapıcam. Mesela şu an uyandı inceden inceden mıkırdanıyor, bak uyanmak üzeriyim annem gelse de alsa diye. En azındna yazımı bitirmeme fırsat verdi. 


Sevgiler benden ve kızımdan gelsin ...