26 Nisan 2013 Cuma

Sünger Bob ve Minik Kelebek Kurabiyeler





Tatsız bir hafta geçirdik eşimle. Bizim için çok değerli olan bir şeyi henüz tam anlamıyla sahip olamamışken kaybettik. Yeni bir heyecandı, tarifsiz bir mutluluktu bizim için sabırsızlıkla beklediğimiz ama olmadı. Üstelik eşimin doğum gününden bir gün önce öğrendik. 

İşte aylardır eşimin doğumgünü için ona süpriz olarak yapmayı planladığım Sünger Boblu kurabiye.  Hiç keyfim yoktu ama hem kafamı dağıtmak, hem de her şeye rağmen eşimin doğumgününü kutlayarak hem ona hem de kendime moral vermek adına işe koyuldum. Çok fazla üzerinde uğraşacak halim yoktu ama biraz daha uğraşılsa daha başarılı bir sonuç çıkabilir ortaya. Ama bu halleri bile eşimin yüzüne güzel bir tebessüm kondurmayı başardı, haliyle benim de. Birbirimizin yanında olduğumuzu bilmemiz çok değerli, insan kötü günlerde bunu çok daha iyi anlıyor. Müsadenizle eşime burdan "iyi ki varsın ve iyi ki doğdun" demek istiyorum tekrar. 


Şeker Hamurlu Kurabiye Yapılışı






Karakalem çalışması da eşime ait  :) 


 Şeker Hamurlu Kurabiye Yaplışı


Bunlarda minik kelebek kurabiyeler. Tabi kurabiyelerim yine fırınımın azizliğine uğradı. Fırınımla başım dertte. Bir şey pişiriyorsam mutlaka başında nöbet tutmam gerek. 20 dk pişer denen kurabiyeleri 5 dk da haşlayıp bu hale getiriyor maalesef. 


Size şeker hamuru  uygulayabileceğiniz kurabiye tarifini de vermek istiyorum.

17 Nisan 2013 Çarşamba

İstanbul'da Lale Zamanı - Emirgan


Her ne kadar haftayı ortalamış olsak da herkese iyi haftalar dilemekle başlamak istiyorum. İki gündür güneşin nazlanarak ancak bugün yüzünü göstermesinden midir, yoksa benim Pazartesi sendromlarımın Salıyı da kapsayacak şekilde uzamasından mıdır bilmiyorum ama benim için hafta bugün başlıyor farzediyorum.

Bu sene hava bir kararsız, ısınsa mı soğusa mı bilemiyor. Bahar nazlandıkça nazlanıyor, gelmiycem işte diye diretiyor ama bilmiyor ki yaz onun nazını çekmez aniden biniverir tepesine ve yine olan bize oluverir. Bahar sana sesleniyorum, ben seni çok özledim çık artık nerdeysen. Yüzünü bi gösterip, bi saklıyorsun. Gönül koyuyorum olmuyorum bak artık böyle. Gel de bitsin bu hasret. Yüzünü bi gösterdin, İstanbulda lale festivali var hadi gidelim Emirgan'a dedik, eee baktım sen yoksun yine saklanmışsın. Ama olsun biz yine de tadını çıkarttık.

Bahara iki çift lafım vardı, onları da söyledikten sonra hala imkanı olup da Emirgan'a gitmemiş olanlarınız varsa onlara da çok şey kaçırdığını söylemek isterim. Hem belki siz gittiğinizde hava sıcak ve bol güneşli olur da tadına doyum olmaz. Ama kahvaltı yapacaksanız mutlaka erken gidin derim. Biz sabahın köründe yollara düşüp, 8.30 da vardık Emirgan'a zorla boş masa bulabildik. Gerçi sirkülasyon oluyor sürekli ama erken gitmekte fayda var yine de. Lafı daha fazla uzatmadan sizleri fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum, zaten fotoğraflar gayet güzel anlatıyor.

Bol güneşli, sıcacık, sevgi dolu haftalar bizim olsun.  İyi seyirler ...



İstanbul Lale Festivali



Emirgan Lale Zamanı






Emirgan Lale Zamanı




Emirgan Lale Festivali


5 Nisan 2013 Cuma

Transfer Gazetelik

 
 
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba. Aynı yoğunlukta ve sıkıntılarla, ama yine de umutlu, mutlu devam ediyorum. Sonunda Cuma da geldi, haftasonuna hazır sayılırım :)
 
Bu hengame arasında kısa sürdü ama bir de ahşap boyama kursuna gittim. Gerçi pek kurs denilemez, orda bir şeyler boyuyorsunuz biraz yol gösteriyordu hocamız. İşte bu gazeteliği de kursta yaptım. bütün kurs süresini bu aldı diyebilirim, belki de fazla istifade edemememiz yanlış malzemeden başlamak olmuştur :)
 
Pek tabi her zamanki gibi ben çoksevdim ve umarım siz de beğenirsiniz :)
 
 
 
 
ahşap boyama gazetelik



ahşap boyamada transfer uygulaması


 
Ne işlemlerden geçti kısaca bahsetmek gerekirse, o sevimsiz zımparanın ardından (zımparalamasak olmaz mı diye bir şansımızı denedik ama en önemli kısmı diye bizi ikna etti hocamız) astar boya attık. İçine ve yanlarına dekupaj yapıldı. Ön kısımlara transfer uygulandı. Yalnız transferi ilk defa denedim, bir daha yapar mıyım emin değilim. Onu soyması çok meşakatli bir işmiş. Soyuyorsunuz, kuruyunca puslu bir görüntü çıkıyor ortaya yani tamamen soyulmamış. Sonra başlıyorsunuz tekrar tekrar soymaya. Tabi bir takım deformasyonlarda oluyor. Ama sorun değil sonra boya ile kopan yerler dolduruluyor ve fark edilmiyor bile. Trasnfer işlemi bittikten sorna da üst kısımları boyalar ile tamamlanıyor. Asıl maharet burda işte, rahatlıkla maharet diyorum çünki tamamlama bana ait değil, hocamız yaptı. O renkleri tutturmak kesinlikle deneyim ve ustalık gerektiriyor. sanatçı edasıyla gayet başarılı bir şekilde tamamlamasını yaptı. Bana da seyretmek hayranlık duymak kaldı :)  Ama bu tamamlama işini başka bir çalışmada yapıp tecrübe etmem gerek.
 
Üstüne tekrar tutkal sürüp koruma sağlayıp, verniklemek gerekiyor. Vernik işini sevmediğimden ve de yarı mat vernik bulamadığımdan o iş bekliyor bir çok çalışmada olduğu gibi. Vernik uygulandıktan sorna bir de kırnap ipinden saplarını da yaptığımda tam anlamıyla tamamlanmış olacak.
 

Herkese mutlu, huzurlu, bol güneşli, keyifli bir haftasonu diliyorum.

Sevgiyle kalın...






 
ahşap boyamada transfer ve tamamlama

 


ahşap boyama gazetelik yapımı